Almanak
Geçen yıl Dış Politikada Kadınların 10. yılı dolayısıyla yazdığım Almanak yazımda “Değişim dolu bir dönemde olduğumuzu biliyor, şaşırma kapasitelerimizi artırıyoruz” demiştim. 2025 de şaşırtmaktan vazgeçmedi. Ancak kendi adıma, geride bıraktığımız bu yılda şaşırmaktan yorulmamaya başladığımı hissettim. Uluslararası alanda ve özellikle Türkiye’nin çevresinde
inanılmaz bir hızda her şey aynı anda gerçekleşirken sanki biz kadınlar da dayanıklılığımızı artırıyoruz. Dayanıklılığımızı artırmak için yaptığımız işlerden biri de anlamlandırmak. 2025’in Almanak’ının ilk bölümünde bu çabamızı göreceksiniz.
Almanak’ın ikinci bölümünde tüm dünyada kadın haklarının nasıl gerilediğini gösteren genel bir değerlendirmenin ardından İtalya, İrlanda, Japonya’daki kadın liderler ve politikaları hakkında şimdiye kadar Türkçe görmediğimiz ve bu ülkelerle özel olarak ilgilenen öğretim üyeleri tarafından yazılan değerlendirmeleri bulacaksınız.
Almanak’ın kapanış yazısı ise Dış Politikada Kadınların ana konusu. Modası geçmiş izlenimi verilen, ancak içinde bulunduğumuz sistemden cesur bir ayrılışı temsil ve tarif eden Feminist Dış Politika için neler yapabiliriz?
Bizi karmaşık hislerle 2025 ile baş başa bırakan 2024’ü daha önceki yıllarda yaptığımız gibi kadın uzmanlar tarafından kaleme alınmış yazılardan oluşan DPK Almanak ile uğurluyoruz. Bu sene Almanak yazarlarımız arasında genç öğrencilerimizin de katılması, DPK olarak gerçekleştirmeye çalıştığımız genç jenerasyon kadın uzmanlara mentorluk yapma misyonumuzun bir göstergesi. Dış politika ve güvenlik konularını sadece haritalar üzerinden okumaya çalışmayan, bu konuları toplumsal ve bireysel seviyede de değerlendiren, toplumsal cinsiyet konularını analizlerine dahil eden bir grup tarafından hazırlanan Almanak 2024 çalışmamızı beğeneceğizi umuyor, keyifli okumalar diliyoruz.
Çok zor geçen 2023 yılının ardından daha zorlayıcı olacakmış gibi hissettiren 2024’e hızlı bir giriş yaptık. Kadın hakları ve toplumsal cinsiyet eşitliği artık dünyadaki fay hatlarından biri. İç ve dış çatışmalarda- ki bunları da birbirlerinden ayırmak pek mümkün değil, kadın ve kız çocuklarının ve marjinalleştirilmiş tüm grupların haklarının korunması artık genel kabul gören bir norm değil. Tam tersine otoriter, popülist ve muhafazakar yönetimler kadın hakları üzerinden ayrımcılıkları derinleştirmeyi bir politika olarak benimsiyorlar. ABD’deki kürtaj yasakları, Avrupa Birliği üyesi kimi ülkeler ve Rusya’daki LGBTİ karşıtlığı, bir dezenformasyon kampanyası ile yalnız Türkiye’de değil yine Avrupa Konseyi ve AB üyesi kimi ülkelerde de tartışmaya açılan İstanbul Sözleşmesi bu toplumsal cinsiyet karşıtlığı trendinin en bariz göstergeleri. Bu yıl Dış Politikada Kadınlar olarak Almanak’ı da bu konuyla açıyoruz.
Dış Politikada Kadınlar Almanağı, 2022'de dünyayı kadın odaklı bir mercekle ele alıyor. Ukrayna'daki savaştan NATO'nun 2022 önceliklerine, Brezilya ve İsrail'deki seçimlerden Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri'ne ve COP27 toplantılarına kadar 2022'nin ana olaylarını özellikle kadınların durumunu vurgulayarak ele aldık. 2022’nin önemli olayları kadınları nasıl etkiledi, gelişmeler karşısında kadınlar ne yaptı soruları yılın envanterini çıkarırken bize yol gösterdi.
Dış Politikada Kadınlar, kadın-barış-güvenlik gündemi hakkında farkındalık artırmaya, farklı coğrafyalardaki kadınların seslerini duyurmaya, onlardan haber vermeye ve kadınların uluslararası politikadaki rolünün altını çizmeye devam ediyor. Bu sene Dış Politikada Kadınlar Almanakı daha da özel. Bu yıl Almanakın içeriğinde de kadınlar ve güvenlik konularına daha çok yer ayırdık. Ayrıca bölümlerin büyük bir kısmını da öğrencilerimizle ya da meslektaşlarımızla beraber yazdık.
Dış Politikada Kadınlar İnisiyatifi’nin 2019 Almanak’ının önsözü “2019 kadınların her alanda artan biçimde seslerini duyurabildikleri, sokağa çıktıkları ve sosyal medya üzerinden haklarını, isteklerini ve sitemlerini dillendirdikleri bir yıl olarak kayıtlara geçti” cümlesiyle başlıyordu. 2020 de elbette yine kadınların yılıydı. Ancak COVID-19 pandemisi hem gündemlerimizi hem de hayatımızı hayal edemeyeceğimiz şekillerde değiştirdi.
Virüs, tabiri yerindeyse, bizi kırdı geçirdi. Sevdiklerimizi aldı, hasta etti, evlerimize hapsetti, tüm bakım işlerini sırtımıza yükledi. Görünmese de, ustalıkla yaptığımız pek çok işi aynı anda yapma becerilerimiz sonuna kadar denendi. Çalışmak, öğretmek, yedirmek, yıkamak –çok yıkamak, eğlemek, eğlendirmek belki de hiç bu kadar iç içe geçmemişti. Dünyada ve Türkiye’de pek çok kadın eşlerinden, partnerlerinden, ailedeki yakınlarından fiziksel ya da psikolojik şiddet gördü. Birleşmiş Milletler, 2020 yılında dünyada 243 milyon kadın ve kız çocuğunun, yakını tarafından cinsel taciz ya da fiziksel şiddete uğradığını bildirdi. Ancak pandemi karşısında yine kadınlar vardı. Krizi daha iyi yönettiler, kendi hakları için mücadeleden vazgeçmediler ve hayat kurtardılar. Kadınlar olarak, Deniz Sert’in bu Almanak’ın önsözü için yazdığı gibi, kendimize ait bir odaya ne kadar ihtiyacımız olduğu yeniden ortaya çıktı.
Türkiye’de de kadınlar mücadelelerini sürdürdüler ve sürdürüyorlar. Biz de bu Almanak’ta her birimiz kendi uzmanlık alanlarımızda, çalıştığımız konularla ilgili bir kayıt tutmak istedik. Gelişen yapısıyla Dış Politikada Kadınlar İnisiyatifi (DPK) çatısında önceki yıllarda çıkardığımız yıl sonu mektupları yerine, “2019 Nasıl Geçti?” diye sorarak, ihtiyaç duyduğumuzda başvurabileceğimiz bir kaynak oluşturduk.
Hepsi alanlarında uzman, televizyonlarda kavgalı TV programları yerine öğrencileriyle, diledikleri ortamlarda uzmanlarla, kendi köşe yazılarında, röportajlarında görüşlerini paylaşan DPK’lılardan görüş istedik. Böylece dünya ve Türkiye için 2019’dan 2020’ye devrolan 19 sorunu, ilgili konuların uzmanı üyelerimizin çok değerli katkılarıyla derledik
